Kilo kontrolünde sağlıklı yaklaşımlar

Sağlıklı, formda olmak ama bunun yanında lezzetsiz beslenmek, her an kalori hesaplamaları yapmak istemiyorsanız sağlıklı yaklaşımları hayat tarzı haline getirmelisiniz. Bu sayede sıkılmadan, kolayca ve keyifle kilo verip, ideal kilonuzu koruyacaksınız.

Sağlıklı besin gruplarını her öğünde yeteri kadar almaya çalışın. Vücudun doğadaki her besin grubuna  vardır. Kilo vermek için ekmeği ya da eti kesmenin bir mantığı yoktur. Önemli olan doğru pişirme teknikleri ile hazırlanmış yemekleri, doğru miktarlarda tüketmektir. Sebze, et, yoğurt veya söğüş, peynir, süt gibi kombinasyonlara kolayca adapte olabilirsiniz. Bu sosyal hayattan da kopmadan beslenmenize yardımcı olur.

Ekmeğe hasret kalmayın, ana öğünlerde yemeğin yanına değil kahvaltı ve ikindi öğününde tüketin. Mutlaka tam buğday, kepekli, yulaf, çavdar gibi esmer ekmekleri tercih edin.

Büyüyen porsiyonlara aldanmayın, tabaklar büyüdükçe kaloriler arttıkça farkına varmadan gelen kilolar mide kapasitenizi, yemeğe olan tutkunuzu artıracaktır. 1 porsiyon için meyveleri 1 yumruk veya 1 kase kadar, sebzeleri sınırsız, et, tavuğu 1 el, balığı 2 el kadar tüketebilirsiniz. Salata ve söğüşler de sınırsızdır.

Mevsime uygun sebze ve meyveler tüketerek hem daha organik hem daha lezzetli beslenecek, vücudunuzu iyi beslediğiniz için hızlanan sistem kilo kaybına da yardımcı olacaksınız.

Öğün saatlerine dikkat edin, aç kalarak kilo verilmez. Az az sık sık yeme mantığını kaybetmeyin.

Her hafta 1 kez, aynı saatte, hafif kıyafetlerle kilonuzu ölçün,  en az ayda 2 kez de yağ analizi yaptırın. İncelmeniz için ne  kadar kilo verdiğinizden çok kaybettiğiniz yağ miktarı belirleyicidir. Bu vermiş olduğunuz kilonun korunması aşamasında da önemlidir.

Duygularınıza bağlı yemek yemeyin, gerçek açlığınızı bekleyin. Gözünüzü değil midenizi doyuracak kadar yiyin. Sofradan çok tok kalkmayın, 2-3 saat sonra birşeyler yiyeceğinizi bilerek porsiyon kontrolü yapın.

 Kendinize inanın, neler başarmadınız tabii ki kilo da verebileceksiniz. Kendi kendinize moralinizi bozup, tuzak kurmayın.

Zayıflama sürecinde bir süre sonra kilo verme hızınız düşüp, bir süre takılabilir. Bu vücudun yeni ağırlığına, metabolik hızı ve beslenme düzenine alışmaya çalışmasıyla ilgilidir. Aslında bir daha o eski yüksek kiloya da çıkmayacağınızın garantisidir adeta. 2-4 hafta arası sürebilecek bu takılma süreci için sabırlı davranmalısınız, bilin ki tekrar hızlanacağınız bir dönem sizi bekliyor.

Spor yapmayı abartmayın. Her günkü fiziksel aktivitenizi artırın. Düzenli ve devamlı yapabileceğiniz bir spor dalı seçin. Nabzınızı şaşırtarak daha iyi yağ kaybedebilirsiniz.

Boş kalori tüketmeyin, sizi yağlandırmak dışında faydası olmayan abur cuburlardan, gazlı içecek ve meşrubatlardan uzak durun. Bunun yerine her zaman en doğru sıvı kaynaklarını alın, bunun için günde 2 litre su içmeyi ihmal etmeyin.

İştahınızı dengelemek için ıhlamur, hormonal değişimlerinize bağlı doymama durumunuz varsa adaçayı, metabolizmanızı hızlandırmak için yeşil veya mate çayı, sindirim sorununuz varsa yemeklerden sonra rezene, kan şekerini dengelemek isterseniz her çayı çubuk tarçınla demleyerek için. Özellikle mevsim geçişlerinde vücudunuz ödem yapıyorsa mısır püskülü, kiraz sapı, biberiye, avokado yaprağı ile demlenmiş çay karışımları hazırlayabilirsiniz.

Sağlıklı kilo kontrolü için sofranızdan yeşillikleri (özellikle dereotu, maydanoz, roka, nane), elma, az yağlı yoğurt, çiğ badem, balık, baklagiller, böğürtlengiller, pul biber, çörekotu, kefir, kuru erik, kiviyi eksik etmeyin.