Kilo verememenin 10 nedeni

1) Diyet yapmaya hazır olmamak

Bir şeyi yapmaya karar vermek, aslında o işi yarılamaktır. Kilo verememenin en belirgin nedenlerinden biri de tam istekli olmamaktır, sadece başkaları istiyor diye başlamak, tam kararlı ve iradeli olmamak başarının önündeki en büyük engellerden biridir. Bunun için önce neden kilo vermek istediğinizi, zayıfladıktan sonra nasıl hissedeceğinizi, zayıflama sürecinde önünüze çıkabilecek sıkıntıları ve bunlarla nasıl başedebileceğinizi, hedefe ulaştıktan sonra kendinize ne ödül vereceğinizi değerlendirmelisiniz. Unutmayın istedikten sonra yapılmayacak şey yoktur, yeterki kararınızı verin.

 

2) Yanlış diyetler uygulamak

Besin öğeleri, kalori açısından yetersiz, tek tip besine dayalı şok diyetler ya da uzmanlar tarafından düzenlenmeyen programlar yo-yo şeklinde bir yukarı bir aşağı izleyen kilo grafiklerine yol açmaktadır. Zayıflama süreci pek çok faktöre bağlı, uzun ve keyifli bir yolculuktur. Sağlıklı kilo kaybı için kişisel biyo-kimyasal verileriniz (karbonhidrat, yağ, protein metabolizması, mineral dengeniz ve tiroid metabolizmanız ile ilgili kan tahlilleri sonuçları), vücut yapınız (total yağ, vücut sıvısı, kas+kemik ağırlığı gibi), sosyal yaşamınız, genetik yapınız, diyet disiplininiz, sağlık, diyet ve beslenme geçmişiniz ile ilgili birçok bilginin incelenmesi gerekir. Başarılı kilo kaybı için kişilerin tüm bu incelemelerden geçip,  yaşam haritası üzerinden hazırlanmış özel beslenme ve diyet planlarını takip etmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde tartıda kilo kaybı görülürken, yağ kaybedilmediği için gerçekçi ve sağlıklı bir zayıflama sağlanmamaktadır.

 

3) Psikolojik sorunlar yaşamak

Zayıflama süreci disiplin, sabır, özveri, irade ve en önemlisi takip gerektiren kısıtlayıcı bir dönemdir. Bu süreçte kişiler yoğun stres altına girebilir, planlı olmanın, kurallara bağlı kalma zorunluluğu ile kendilerini baskı altında hissedebilirler. Bu sıkıntıları minimuma indirmek için, kişiler diyetisyenleri ile tüm problemlerini paylaşıp çözüm yolları aramalı, bitki çayları ile oluşan gerginliği azaltmalı, doğru egzersizler uygulayarak deşarj olmalıdırlar.

 

4) Kalori tuzaklarına düşmek

Hayatımızın her aşamasında rolü olan çevresel faktörler beslenme ve diyet sürecinde de etkili olmaktadır. Kilo veremeyen pek çok kişinin problemi fizyolojik açlık duymadan, sadece zevk için yemeğe yönelten kalori tuzaklarıdır. Gıda sanayinin gelişimi ile artan abur cubur çeşitleri, fast food restoranların her köşe başında yer almaya başlaması, restoranların artan porsiyon miktarları en sık karşılaşılan tuzakların başında gelmektedir. Yapılan çalışmalar çok çeşitli besin servis edilen bireylerin daha fazla yediklerini söylemektedir, işte açık büfelerde neden fazla kaçırıyoruz bir sebebi de budur. Besine ulaşılabilirliğin artmasıyla doğru orantılı olarak gıda tüketimi de artmaktadır. Bu nedenle

sizi fazla yeme tuzağına düşürecek besinleri gözden uzak tutun, içi görünmeyen saklama kaplarında, kapalı mutfak dolaplarında depolayın.


5) Sık sık tatlı krizleri yaşamak

Bayanların en büyük yakınması olan tatlı krizleri artık bilinen bir gerçektir. Özellikle bazı hormonal değişimlerin olduğu dönemlerde, mutlu olmak için tatlıya duyulan isteğin artması hızlıca alınan kiloların da habercisidir. Sofra şekeri insan metabolizmasının gereksinim duymadığı bir besindir. Vücudumuz glukoza ihtiyaç duyar ve bunu neredeyse tüm besin gruplarından karşılayabilir önemli olan dengeli beslenmektir. Tatlı krizi yaşamamak için vücudu aç bırakmamak, özellikle tatlı isteğinin arttığı ikindi saatlerinde minik kahvaltılar yapmak, ara öğünleri kaçırmamak çok önemlidir. Şeker, tatlı yendikçe daha da çok tüketim alışkanlığı yaratır. Bunun için tatlı zevkini genellikle meyve, kurutulmuş meyve, sütlü tatlılardan karşılamalı, ağır, şerbetli tatlıların tüketimini kısıtlamalısınız. Yoksa giderek büyüyen bir çığ gibi tatlı krizleri artacak, kilo vermeniz engellenecektir.

 

6) Dışarıda yemek yemek

Yemek yemek fizyolojik ihtiyaçlarımızın karşılanması için gerekli olduğu kadar sosyal bir ihtiyaçtır da. Tabii ki bundan zevk almasını bilmeli, ortamların tadını çıkarmalısınız ancak yemeğin bulunduğu toplu ortamlarda bilinçsizce alınan ekstra kalorilerinde farkına varmalısınız. Önemli olan dışarıda yemek yerken de kontrollü gitmek, diyetinize ihanet etmeden doğru seçimler yapmaktır. Besin sanayi ve restoranlar daha iyi hizmet vermek adına ‘supersize’ besinler sunuyorlar ve tüketiciler de ödediklerinin karşılığını alma içgüdüsüyle gerekenden %33 daha fazla yiyorlar, bu tuzaklara düşmemeli, planlı olup ne yiyeceğinize önceden karar vermeli, hafif yemekler sipariş edebileceğimiz restoran ve kafeleri tercih etmelisiniz.

 

7) Fiziksel olarak aktif olmamak

Günümüzde giderek pasifleşen toplumlar, televizyon/bilgisayar karşısında daha fazla vakit harcamaya, her işlerini uzaktan kumandayla yapmaya, mümkün olduğunca hızlı yaşamak adına minimum hareket etmeyi alışkanlık haline getirdi. Bu durum harcanan kalorilerin azalmasına, vücudun çalışan işçileri olan kas kitlesinin azalmasına, malesef ki yanlış beslenme az hareketle vücudun yağ kitlesinin ise artmasına neden oldu. Bunun için mümkün olduğunca fiziksel olarak aktif olmak, sevdiğimiz ve sürekli devam ettirebileceğimiz bir spor dalı seçmek çok önemlidir.

 

8) Öğün atlatmak

Öğün sayısının azalması ve öğün aralarındaki saatlerin uzaması, vücudun kıtlık sinyalleri vererek çalışma hızını azaltmasına ve daha çok depo kabiliyeti geliştirmesine neden olmaktadır. Uzun sure açlık; bir sonraki öğünde daha fazla yeme riskini artıracak, irade kontrol mekanizmanızı da zorlayacaktır. Açlık durumunun uzun süre devam etmesi halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi, unutkanlık, dalgınlık, dikkatsizlik, uykuya meyil, sinirlilik, hazımsızlık, şişlik, ekşime gibi sorunlara neden olur, iş verimi düşer. Öğün atlamak kan şekerinde dengesizliklere yol açarak tatlıya düşkünlüğü de arttırabilmekte, dolaylı olarak kilo artışına neden olabilmektedir. Bunun için az az sık sık beslenmek, hergün mutlaka kahvaltı yapmak gerekir. Ne demişler ‘ Kahvaltıyı krallar gibi, öğle yemeğini prensesler gibi, akşam yemeğini ise fukaralar gibi yemelisin’…

 

9) Metabolik sorunlar

Kilo verme grafiğinde karbonhidrat, yağ, protein metabolizmaları, mineral depoları, tiroid bezinin çalışma temposu, hormonal etkenler gibi pek çok metabolik olay etkendir. Kişilerin kilo almaları veya verememeleri ardında sadece oburluk veya irade eksikliği dışında fizyolojik bir problem de yatabilmektedir. Hayat boyu kilo sorunu yaşamamak, köklü çözüm sağlayabilmek adına asıl nedeni deşifre etmek adına mutlaka kan tahlilleri yorumlanmalıdır.

 

10) Mide kapasitesinin genişlemesi

Kilo verememenin en bilinen nedenlerinden biri de kişilerin fazla yemek yeme potansiyalleri ve mide kapasitesinin genişliğidir. Zayıflama diyetlerinde başarı kazanmak adına ilk hedef kişinin mide kapasitesini daraltarak aşırı yeme meyilinin önüne geçmektir. Bunun için atılacak ilk adım mide hacmini genişleten gazlı içecekleri kesmek, hazma yardımcı bitki çaylarını tüketmek, sindirime yardımcı olması adına soda tüketmek ve çok önemlisi az az sık sık besin tüketmek gerekir.