Yeterli ve dengeli beslenin hayatınız forma girsin

Diyet bir gün içerisinde tüketilenleri ifade eden beslenmemizi gösteren bir deyimdir ancak günümüzde zayıflama ile eş anlamlı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Oysa ki hayat boyu ihtiyaçları karşılamaya yönelik, dengeli ve yeteri kadar beslenmektir diyet. Diyetin kısa vadeli gelir geçer olarak görülmesidir işte bu fikri yıkarsanız hayatınızda diğer kontrollü davrandığınız hususlar gibi bunda da başarılı olursunuz.

Çevrenizde herkes mutlaka en az 1 kez diyete başlamış ama başladığı gibi de bitirmiştir. Bu kadar yaygın ama bu kadar da sonu gelmeyen hızlı ve kolayca zayıflama isteği günümüz insanının sorunu haline geldi. Yemek yemenin ciddi bir iş olduğu, disiplin kazanımı olması gereği kabul edilip yemekle daha doğru bir iletişim kurarsak aslında hiç sorun kalmayacaktır.

Mevsime ya da kişisel durumumuza göre beslenme düzeni değişir mi …

Günde 3 ana, 3 ara olmak üzere 6 öğün beslenmek, kahvaltısız güne başlamamak, yemeklerimizi yavaş, güzelce çiğneyerek tüketmek gibi temel beslenme kuralları zamana göre değişmezken bazı beslenme alışkanlıklarımız tabii ki mevsimsel olarak değişiklik gösterebilir. Ayrıca yaş aldıkça vücudunuzdaki değişim veya hastalık durumlarına, hamilelik, menapoz gibi hormonal dönemlere özgü de değişiklikler olabilir.

Sağlıklı diyet; yaş, boy, kilonuz, cinsiyetiniz, beslenme ve yaşam alışkanlıklarınız, fiziksel aktivite durumunuz, tahlil sonuçlarınız gibi detaylı pek çok incelemeler sonucu oluşturulacak sadece size özel geliştirilecek yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile örtüşen mönülerdir. Vücudumuzun yapı taşları olan hücrelerin düzenli ve dengeli çalışması için temel besin öğelerinden ihtiyacımız kadar almalıyız.

Mesela su tüketimi kışa oranla yazın özellikle sıcak iklimlerde yaşayanlar için daha fazla önerilir, ya da bağışıklık sisteminin zayıfladığı kış aylarında C vitamininden daha zengin beslenmek gerekir gibi kurallar değişmektedir.

Doğal beslenmeye çalışın, hazır gıdalardan uzak durun.
Sağlıklı bir protein kaynaklarından yumurta, balık, hindi, kırmızı yağsız et, derisiz tavuk, baklagiller, süt ürünlerini düzenli olarak her öğünde tüketin. Bunların sağlıklı pişirme teknikleri ile hazırlanmasına önem verin.

Tam tahıllar, kuru baklagiller, sebze ve meyveleri eksik etmeyin. Kan şekerinde ani yükselmelere neden olan besinsel içeriği düşük besinler vücudun daha az yağlanmasına neden olacaktır. Besinleri mümkün olduğunca doğal formlarında, fazla pişirme işlemine maruz bırakmadan tüketmeyi deneyin. Örneğin meyve suyu yerine meyveyi bütün haliyle tüketmek, patatesi kumpir olarak tüketmektense, pişirip bir gün beklettikten sonra tüketmek gibi farklar o besinden alınan kalorinin farklı şekilde kullanılmasına neden olmaktadır.

Diyet ürün aldatmacalarına kanmayın, bilinçli olun. Etiketlerine dikkatlice bakarsanız düşük yağlı ürünlerin çoğunun kalorisi daha yüksektir, çünkü tadını güzelleştirmek adına basit karbonhidratlar fazlaca kullanılmaktadır.

Bazı gıdaların şifalı gücünden de faydalanarak sağlığımıza fayda sağlayabiliriz. Turuncu, kırmızı ve yeşil sebze ve meyvelerde bolca bulunan beta-karoten bağışıklık sistemimizi güçlendirir ayrıca kansere karşı da koruyucudur.Sofralarınızda çok çeşitli, farklı renklerde mevsim mahsüllerini bulundurmaya özen gösterin.
Su depolanmaz, hergün en az 2.5 litre sıvı alın.Su alışkanlığı kazanmak için bu davranışı sık sık tekrarlamalısınız. Su muhakkak her gün 2 litre içilmelidir. Bunun dışında vücudun metabolik hızını artıran, sindirime yardım eden, toksinlerin atımı için bedeni ısıtan bitki çaylarını da ihmal etmeyin. Günde 2-3 bardak farklı bitki, meyve veya baharatlarla çay hazırlayıp için.
Hareket edin. Yağ depolarını boşaltmak, yeme ataklarını bastırmak için hareketlenin. Kas kitlesi insulin reseptörlerince zengindir, ne kadar çok kasınız varsa o kadar çok enerji üretir bir o kadar çok yağ yakarsınız.Öte yandan keyif kimyasalları diyebileceğimiz endorfin salgısı artarak kendinizi iyi hissedip yeme eğiliminiz azalacaktır.
Gerçekten yemek istediğiniz şeyleri yiyin. Bazen cidden canınız çikolata çekebilir bu anlarda 2 veya en fazla 3 parça çikolata yiyin, aksi takdirde kendinizi tutamaz daha büyük saldırıda bulunabilirsiniz.
Uykusuzluk beslenme alışkanlıkları, hormonlar ve metabolizmanızı etkileyerek kilo alımına neden olabilir. Bunun için yürüyüşlere çıkmak, uyarıcı yiyecek ve içecekleri sınırlamak, odanın havadar ve loş olmasına dikkat ederek rahat uyku ortamları hazırlanmalıdır. Çalışmalar düzenli olarak günde 7-8 saat uykunun önemini vurgulamaktadır.