Sağlıklı beslenme için nelere önem vermeliyiz?

 

Sağlıklı beslenmek için öncelikle kişinin nelere ihtiyaç duyduğunu bilmek gerekir. Bunun için yaşınız, kilonuz, boyunuz, günlük fiziksel aktivite miktarınız ve yaşam şekliniz değerlendirilmelidir. Örneğin hareketsiz bir tempoda stresli bir yaşama sahip yemek pişirmekle arası iyi olmayan kilolu bir erkeğin temel ihtiyaçları ile gelişmekte olan amatör sporcu zayıf bir ortaokul öğrencisinin ihtiyaçları tamamen farklıdır. İşte buradan yola çıkarak her bireye özel olarak beslenmenin planlanması ve devamlılık gösteren bir disiplin oluşması önemlidir.

Yeterli ve dengeli beslenmek için birinci kural harcadığımız kadar kalori almak, bu kalorinin ise karbonhidrat, protein ve yağlardan dengeli olarak karşılanmasıdır. Öte yandan gerekli vitamin minerallerin temini, yine vücuda kalori olarak değer katmamasına rağmen hayati değer taşıyan su da her gün 2 litre kadar almalıdır. Özellikle yaz ve kış aylarından ihtiyaç artmaktadır.

Mevsim geçişleri, yaşadığınız ruhsal sorunlar, uykusuzluk aşırı stres, uzun süren hastalıklar gibi durumlar vücudunuzda farklı besin gruplarına daha fazla meyillenmenize neden olabilir. Bunun için tüm danışanlarıma önerim her zaman vücudu ve iç sesinizi dinlemeye gayret edin temel sağlıklı beslenme kurallarından da uzaklaşmayın. Buna göre altın kurallar mevsiminde sebze ve meyve tüketilmeli, değişen protein kaynaklarından faydalanılmalı (balık, et, tavuk, baklagiler gibi), tam tahıllı besinlerden dengeli alınmalı, şeker mümkün olduğunca kullanılmamalı, ara öğünlerde süt kaynaklarına yer verilmeli, yemeklerde kontrollü yağ ve tuz kullanılmalıdır.

-İdeal kilomuzu nasıl koruyabiliriz?

İdeal kiloya inmek kadar bunu korumak daha zor ve önemlidir. Bunun için temel kural kişinin hayat tarzı olarak dengeli beslenmeyi kabullenmesidir. Biz diyetisyenlerden koçluk alan kişiler bazen sınav öncesi ezber yapan ama konuyu öğrenmeyen, hazmetmeyen öğrenciler gibi bakabiliyorlar diyet sürecini ve maalesef kaybediyorlar. Hedef ne olursa olsun kilo kaybı süreci biter bitmez eski yeme davranışlarına dönüyorlar, bir dönem beden kişilere kilo aldırmadan yardımcı olsa da en fazla 1 ay kadar sonra ani artışar baş gösteriyor. İşte bu kısır döngüye girmemek için zayıflama diyetlerinde düşen enerjiyi kademeli olarak artıran beslenme planları ile günlük rutininize adapte olun. Bu minik kalori artışlarını düzenli yaptığınız egzersizle desteklerseniz işiniz daha kolay olur. Unutmayın beden normal kilonuzdan 5 kg kadar fazlasına çıkana kadar sizi korur, ancak bunun üzerine çıktığınızda kontrolü kaybedersiniz yağlanırsınız. Yağlanma azalan kas kitlesi, yavaşlayan metabolik hız derken tekrar verdiğinizin %20 fazlasını alırsınız. Bunun için haftalık beslenme düzeninizde 2 gün fazla kaçırıyorsanız diğer günler kontrollü beslenin, ödül öğünlerinizden sonra tekrar sağlıklı ve bilinçli yerseniz hayat boyu kilo sorunu yaşamazsınız. 

-Türk halkı dengeli beslenme konusunda sınıfta mı kalıyor?

Türk halkı her ne kadar son yıllarda beslenme konusunda daha çok bilinçlenmiş olsa da şehir yaşamının tüketen yapısıyla sağlık adına sınıfta kalmaktadır maalesef. Teknoljinin artışı, hızlı yaşamlar, evde yeme sıklıklarının azalması, hareketsizleşmeyi getiren metropol yaşamıyla maalesef kilo sorunları yaşamaktadır. Pek çok kronik hastalığın davetçisi olan fazla kilolar kadar beslenme yetersizlikleri de tehlikelidir. Yüksek kalori düşük besleyiciliğe sahip hazır gıdalar giderek artan sorun maalesef. Türk mutfağının çok çeşitliliği, Akdeniz tipi beslenmenin hakim olduğu bölgeler başta olmak üzere aslında bize harika alternatifler sunmaktadır önemli olan doğru seçimleri yapabilmektir. Son yılların beslenme adına atılacak en önemli adımı ise tarım ve hayvancılığın teşvikidir çünkü böyle giderse hem ekonomik anlamda zorluk hem de besleyicilik olarak bilmediğimiz kaynaklara maruz kalacağız.

-Hangi besinleri korkmadan rahatlıkla tüketebiliriz?

Mevsiminde, genetiğiyle oynanmamış, taze sebzeler, meyveler, tam tahıllı ürünler, yağsız süt ürünleri, balık türleri beslenme de gönül rahatlığıyla yer alacak besinlerdir. Ama ana kural azı karar çoğu zarar mantığını kaybetmemeliyiz. Her ne kadar kalorisi düşük de olsa her besini limitli kullanmalıyız. Su da ne kadar çok o kadar iyi dediğimiz grupta da olsa aşırıya kaçmamakta fayda vardır.

-Sizin beslenme programınızı diğerlerinden ayıran nedir?

Kiloss olarak ideal kilo sağlık sistemimizde en önemli önceliğimiz alternatif tıp ve klasik batı tıbbının harmanlanmasıdır. Yani kan değerleri, vücut analiz testi ve kişinin anlattıkları doğrultusunda hazırlanan kalori kontrollü mönülere ilave edilen bireysel bitki çayları, baharatlar ve fonksiyonel gıdalardan oluşmasıdır. Bir diğer ayırıcı fark da kişilerin zayıflama sürecinde önlerine çıkabilecek tüm engelleri kaldırmaları için yemek hazırlığı, spor hocası, yaşam koçu temini gibi beklentilerine de destek olabiliyoruz.

-Sıfır beden furyası konusunda ne düşünüyorsunuz? Sıfır bedenin doğru beslenmeyle bir alakası var mı?

Herşeyin uç noktalarından uzak durulması gerektiğine inanıyorum. Yani ne aşırı sağlıklı beslenme takıntısı olan ortoreksiya iyidir ne de sıfır beden çılgınlığına giden zayıflık takıntısı. Diyetisyen olmama rağmen aşırı zayıflıktan hem görsellik hem de sağlık adına hoşlanmıyorum. Sıfır beden olup çok sağlıklı beslendiğinden emin olduğum danışanlarım olsa da çoğu zaman beslenme yetersizlikleri ve aşırı sporla vücudu zorlayan bireylerin duruma göre psikolojik destek almaları gerektiğine inanıyorum. Bazı durumlarda başka duygusal sorunların beslenme cezalarıyla acısı çıkartılabiliyor maalesef ama hiçbir zaman yemek ne ödül ne de cezadır.

-Yılbaşı öncesinde doğru beslenme konusunda okuyucularımıza verebileceğiniz tavsiyeler var mıdır?  

Yeni yıl yeni hedefler derken formda bedenlerin hayali kurulur. Yeni yıl için kıssadan hissi yapmak gerekirse en temel değişim egzersize başlamak, hergün 2 porsiyon meyve her öğünde sebze tüketmek, haftanın günlerini planlayıp en az 2 gün balık 2 gün de baklagil yemek, ara öğünlerde kuru meyve fındık badem bir ara da ise muhakkak kefir içmektir. Su alışkanlığı kazanmak bitki çaylarına her gün 3 bardak yer vermek de harika değişim yaratacaktır. Ancak burada önemli olan öncelikleri tespit etmenizdir. Birinden başlayıp onu başardıktan sonra diğerine geçmelisiniz.  Ama ne olursa olsun düzenli yapmalısınız.