Organik beslenme

 

Organik demek sağlıklıdır anlamına gelmez. Piyasada organik olup yüksek şeker, tuz, yağ ve kaloriye sahip ürünler bolcadır. 

 

Organik beslenene kadar önce beslenme hayatınızdan bol kalorili, serbest radikal, tuz, trans yağ, katkı maddeleri çöplüğü gıdaları çıkarmanızı öneririm. Süpermarketlerde alışveriş yaparken reyonlarda gördüğüm sevimli ambalajlar ardında sağlığımızı tehdit edecek o kadar çok eve sokulmayacak kalitesizlikde besin var ki önce bunlardan kendinizi uzaklaştırmalısınız.

 

Kemik sağlığınızı tehdit eden gazlı içecekler, sizi obeziteye hergün bir adım daha yaklaştıran bisküvi reyonları, kalp sağlığınızı hiçe sayan yağlı yiyecekleri, tuz ve katkılarla zenginleştirilmiş hazır gıdaları alışveriş arabanızda ne sıklıkta taşıyorsunuz önce bu soruyu sorun lütfen kendinize?

 

İkinci soru acaba neleri daha iyileştirebilirim, sebze meyvemi zaten bol tüketiyorum bunlardan hangilerini seçersem daha iyi olur seviyesine terfi edin. Ya da süt ve süt ürünleri gereksinimimi karşılıyorum peki yağlı mı yağsız mı, soya bazlı mı, inek sütü mü, organik olanı mı olmayana mı içeyim diye değerlendirin beslenmenizi?

 

Her organiğim diyene inanmayın, üretiminde hatalar olabilir. Etiketleri mutlaka kontrol edin.

 

Tarımda sorun var bu gerçek yapılan çalışmalar özellikle et ürünleri ve sık tüketilen belli sebzeleri mercek altına yatırdı. Buna göre beslenmemizde yer alan temel besinlerden hangileri riskli yurt dışında yapılan örneklerden yola çıkarak değerlendirelim.

 

Et, tavuk, balık : Hayvan çiftliklerinde yetişen hayvanların beslenmesinde kullanılan yemlerle, katkı maddeleri ile ilişkili olarak toksik maddeler ortaya çıkabilmektedir. Yine derin sularda yaşayan balıklarda ağır metal içeriği ile tehdit altındadır.

 

Meyveler: FDA'nın yaptığı testlerde elma ve armut'ta 36 farklı kimyasal olduğu ancak bunların oluşturduğu zararın az olduğu belirtildi. Mutlaka akar su altında ovarak yıkadıktan sonra, kabuğunu soyarak tüketebilirsiniz.

 

Yine genetiği ile oynanmış tahıl ürünleri, katkı maddeleri, büyüme hormone tehdidi altında olabilen süt ve süt ürünleri de bizleri bilinçli olmaya davet ediyor.

 

Consumers Unionda görevli Charles M. Benbrook, PhD’nin bir çalışmasından uyarlanmış tablo ektedir.

 

KIRMIZI IŞIK. ORGANİK DEĞİLSE YEMEYİN

 

İDARE EDER BÖLGE DİKKATLİ KULLANIN

 

SARI IŞIK. AMA KONTROLLLÜ TÜKETİN!

 

YEŞİL IŞIK

ŞEFTALİ

 

ISPANAK

 

ELMA SUYU

 

BROKOLİ

ELMA

 

ÜZÜM

 

BÖĞÜRTLEN

 

PORTAKAL SUYU

TATLI KIRMIZI BİBER

 

MARUL

 

KIRMIZI ERİK

 

AHUDUDU

KEREVİZ

 

 

PATATES

 

 

GREYFURT

 

 

Papaya

KAYISI

 

FASULYE

 

MANDALINA

 

LAHANA

ÇİLEK

 

SIVRI BİBER

 

KAVUN

 

MUZ

VİŞNE

 

SALATALIK

 

 

DOMATES

 

Kiwi

HAVUÇ

 

MANTAR

 

TATLI PATATES

 

KONSERVE DOMATES

ARMUT

 

TOPATAN KAVUNU

 

KARPUZ

 

BEZELYE

 

 

PORTAKAL

 

KARNIBAHAR

 

KUŞKONMAZ

 

 

 

 

 

 

Mango

 

 

 

 

 

 

KONSERVE ARMUT

 

 

 

 

 

 

ANANAS

 

 

 

 

 

 

TATLI MISIR

 

 

 

 

 

 

AVOKADO

 

 

 

 

 

 

SOĞAN

 

 

Amerika’da yapılan başka bir çalışma sonuçlarına göre organic beslenemeyen kişilere önerilen en düşük pestisit kalıntısı görülen sebze ve meyve önerileri şöyledir:

Meyveler

1) Ananas
2) Muz
3) Mango
4) Kavun
5) Kırmızı erik
6) Kiwi
7) Ahududu
8) Papaya
9) Greyfurt

Sebze

1) Avakado
2) karnıbahar
3) Brüksel lahanası
4) Kuşkonmaz
5) Turp
6) Brokoli
7) Soğan
8) Bamya
9) Lahana
10)Patlıcan