Kanser Günü

SAĞLIKLI VE KALİTELİ YAŞAM İÇİN KENDİZİ KORUMAYI VE DOĞRU BESLENMEYİ ÖĞRENİN

4 şubat dünya kanser günü olarak belirlenmiş bugün kişilerin bilinçlenmesi geleceklerine neşeyle ve sağlıkla bakmaları için dünyanın her köşesinde çalışmalar yapılmaktadır. Hastalıklardan korunmak adına beslenmeden, fiziksel aktivite düzeyine, stresle mücadeleden uyku süre ve kalitesine kadar herşey dikkat etmeliyiz. Örneğinyapılan çalışmalar uyku eksikliğinin de vücudu yıprattığını göstermiştir. 7/24 çalışma temposunda dinlenmeye bile fırsat bulamadığımız zamanlar yaşam kalitemizden çok şey götürebiliyor malesef. Özellikle bayanlar kalitesiz uyku göğüs kanseri riskini artırabilmekte, özellikle en az haftada 1 kez gece vardiyasına kalanlarda 3 yıl sonunda riskin %60 arttığı gözlenmiştir

Çalışmalar, serbest radikallerin yaşlanma, kanser, kardiyovasküler hastalıklar, bilişsel fonksiyon kayıplarına yol açabileceğini göstermiştir. Tütün, hava, su besin kirliliği, egzoz gibi dışarıdan alınan toksik ögeler, aşırı ağır yapılan fiziksel aktiviteyle artan oksidanlar, yanlış besin hazırlama teknikleri ile (küflenme, tütsüleme, kömür ateşinde pişme, yüksek ısıda karbonhidratlar dış yüzeyde akrilamid oluşması, yağın yanması, gibi) oluşan reaktif oksijen türleri serbest radikalleri artırmaktadır.

Fonksiyonel besinlerin hastalıkların önlenmesi ve tedavisindeki etkinlikleri açısından çok sayıda bitkisel kaynaklı besin veya besin öğesi incelenmiştir ve bu besinlerin fonksiyonel besinler arasında yer alıp almadığı araştırılmıştır. Örneğin, bitkilerde bulunan karotenoidler, antioksidan vitaminler, fenolik bileşikler, terpenoitler, steroitler, indoller ve lifler kronik hastalık riskinin azaltılmasında rol oynadığı görünmekte. Yeni çalışmalarla bu listeye başka bitkisel kaynaklı maddeler de (çay katekinleri, domates likopeni, yeşil yapraklı sebzelerden lutein gibi) eklenmiştir. Kanser gelişiminde önleyicilik çok önemlidir, hastalık başlamadan önce sigara içmemek, kişilerin yeterli, dengeli ve mevsiminde beslenmeye önem vermesi elzemdir. Bazı gıdaların şifalı gücünden de faydalanarak sağlığımıza fayda sağlayabiliriz.

           
Meyve ve sebze tüketimi ise kansere karşı korunmada oldukça etkin bulunmuştur. Sebze ve meyve tüketimi düşük olanlarda kanser riski, sebze ve meyve tüketimi iyi olanlara göre iki kat daha fazladır. Meyve tüketimi özellikle akciğer, ösefagus, ağız boşluğu, pankreas, mide, kolon, rektum, mesane ve larinks kanserlerine karşı koruyucudur. Turuncu, kırmızı ve yeşil sebze ve meyvelerde bolca bulunan beta-karoten bağışıklık sistemimizi güçlendirir ayrıca kansere karşı da koruyucudur.

DİKKAT DİKKAT:

Mangal etlerinin marine edilmesi kanser yapıcı zararlı madde (HCA hetero siklik amin) oluşumunu önler.

Sadece su, sirke, soya ile ızgara edilen etler farklı marine sosları ile pişirilenlerle karşılaştırılmış ve kekik, kırmızı ve kara biber, hint baharatı, biberiye, Çin sarımsağından oluşan Caribbean sosla hazırlananların HCA içerikleri %88 az bulunmuştur. Öte yandan HCA’larda %72 düşüş gösteren baharat karışımı kekik, fesleğen, soğan, acı küçük biberler, kırmızı biberden oluşurken, %57 düşüş sağlayan Southwest sos ise paprika, kara ve kırmızı biber, kekik, sarımsak ve soğandan oluşmaktadır. Journal of Food Science’da yayınlanan bu çalışma sonuçlarına göre kırmızı etle denenmiş bu çalışmayı diğer mangal etleri için de uyarlayabiliriz.

 

Tarım ilaçlarını sadece su veya elma sirkeli suyla yıkamak yetmez, saf zeytinyağı ile ovarak akar su altında yıkamanız ya da meyve sebze yıkayıcı suları kullanmanız faydalı olacaktır.