Canlandırıcı besinlerle bahara hızlı girin

Kış aylarını geride bıraktığımız şu günlerde baharın enerjik ortamına biyolojik ritmimizi hazırlamak için canlanmanın tam vakti. Enerjinizi uçurmak istiyorsaniz önce metabolizmayı tanıyıp onu sevindirecek yolları hayata katmanız gerekecektir.

Metabolizma, vücudun temel fonksiyonlarini devam ettirebilmek için bir günde ihtiyacı olan minimum enerji miktarıdır.Yaşamsal faaliyetlerin devamlılığı için gıdalardan gelen ‘doğru enerjiye’ ihtiyaç duyulur. Bunun için yediğiniz besinin kalorisinden çok vücudun ihtiyaçlarını karşılayacak gerçek gıdaların alınması önemlidir. Sıcak havaların göz kırptığı ve zayıflama telaşının baş gösterdiği şu günlerde dilerseniz metabolizmamızın çalışma sistemine göz atarak doğru yolda adım atmayı öğrenelim.

Vücudunuzu bir fabrikaya benzetirsek daha iyi verim almak için iyi bir lider denetiminde doğru elemanlar seçmeli, efektif çalışmaları için gerekli ortamı yaratmalı, kaliteli iş almak için yatırım yapmalısınız. Eğer fabrikanızda boş oturan, üretmeyen elemanlar çoğunluktaysa çalışma hızınızın dolayısıyla iş veriminizin düşeceği kesindir. Çalışkan işçiler her ne kadar canla başla çalışsalar da 1 kişiye 5 kişilik yüklenen ekstra işgücü bir süre sonra baş kaldırmalara ve verim düşüşüne neden olacaktır. Bunun için liderin dikkatli adım atıp tembel elemanları azaltması çalışkanları ise artırmak ya da aynı sayıyı koruyup iş dağılımını dengeleyerek 1 kişiye düşen görevi azaltması gerekir.

 

İnsan metabolizmasına da aynı mantıkla bakarsak, yağ kitleniz fabrikanızın tembel işçileriyken kas kitleniz ise çalışkanlardır. Eğer tembeller çalışkanlardan fazla ise metabolik hızınız yani çalışma gücünüz azalmış demektir. Yapmanız gereken ilk iş yağ analizi ile durum tespidi yaparak tembel kitleyi belirlemek, ne kadar yağ atmanız gerektiğine karar vermektir. Metabolik yağ azaldıkça, çalışkan grubun üzerine düşen iş yükü azalacağı için metabolizmanız hızlanmasa bile çok daha aktif çalışmaya başlayacaktır. İdeal ikinci ve elzem adım da çalışkan, iş ve enerji üretmenize yardımcı olan kas grubunu artırmaktır bu sayede rekabetçi iş ortamındaki koltuk kavgası gibi hem tembellerden daha çabuk kurtulur yağ kaybedersiniz, hem de daha az elemana karşın daha kaliteli verim alırsınız. İşte bu nedenle yağ kaybetmek için sadece kalori hesaplamaları ve ihtiyaçlara uygun dengeli diyet değil doğru fiziksel aktiviteyle kas kitlenizi de artırmalısınız.

 

Metabolizmanıza bayram ettirecek bazı besinler vardır adeta Temel Reis’in güç simgesi ıspanak gibi tabiatın bizlere sunduğu zengin içerikli sebze ve meyveleri beslenmemize katmamız gerekir. Her ısırıkta sağlık verecek bu 10 gıdayı mutfaklarınzdan ve sofralarınızdan ihmal etmemelisiniz. Hadi bu önemli 10 besini yakından tanıyalım ve hayatımıza nasıl katabileceğimizi görelim.

1. Pancar

Sert ve yumru görünümü ardında pancar doğal tatlandırıcı diyebileceğimiz kadar zengin aromaya sahiptir. Kalp hastalıklarına yatkınlığı artırabilen ve damarlarda tıkanıklığı neden olabilecek homosistein seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olacak folat ve betainden çok zengindir. Öte yandan pancara rengini veren betasiyaninlerin kansere karşı koruyucu askerler olduğu bilinmektedir.

Nasıl yenmeliler: En ideali taze ve çiğ tüketmektir, konserve değil. Isı pancarın antioksidan kapasitesini düşürmektedir. Salatanıza 1 tam pancarı irice rendeleyip limon ve zeytinyağdan oluşan sosla tüketmelisiniz. Dileyenler vitamin, mineral ve antioksidanlardan zengin yaprak ve kök kısımlarını da tüketebilirler. Yaprakları gövde kısmının başlayacağı yerden kesip iyice ovarak yıkadıktan sonra salataya ekleyebilir ya da ezilmiş sarımsakla soteleyerek tüketebilirsiniz. Piştikten sonra üzerine tuz, limon ve parmesan rendesi ekleyerek farklı bir lezzet deneyebilirsiniz.

2. Lahana

Çok düşük kalorili ama zengin besleyicilikte olan lahana kansere karşı en üstün koruyuculukta olan sülfürlü bileşiklerden zengindir, vücudun serbest radikallere karşı savaş mekanizmasını güçlendirebilmektedir. Stanford Üniversitesi bilim adamlarına göre sülfürofen kansere karşı savaşan enzimlerin en güçlüsüdür.

Nasıl yenmeliler: Sıcak soğuk yemeğini, dolmasını, salatasını yapabileceğiniz gibi hamburgerlere ekleyebilir, börek içinde kullanabilirsiniz.

3. Guava

Tropikal meyvelerin en bilinenlerinden olan guava artık ülkemizde de daha rahat bulunabilmektedir. Prostat kanseriyle mücadelede önemli olan likopenden zengin olan guavanın potasyum ve posa içeriği de yüksektir. 

Nasıl yenmeliler: Meyvenin tümü yenebilir. Sadece kabuğunda bile portakaldan daha fazla C vitamini vardır.

4. Pazı

Hafif acı, buruk, tuzlu tada sahip bir Akdeniz bitkisi olan pazı koyu yeşil yapraklarında muhteşem bir lutein, zeaksantin hazinesi saklamaktadır. Bu iki önemli antioksidan retinayı koruyan göz sağlığı için yararlı karetonidlerdendir.

Nasıl Yenmeliler: Izgara bonfile, tavuk ve somonla harika uyum gösteren pazı sarımsaklı sote edildiğinde lezzet harikası yaratır. Yine yemeği, dolması da yapılabilen pazı tek başına sote olarak da zeytinyağı limon veya yoğurtla da ülkemizde sıklıkla tüketilmektedir.

 

5. Tarçın

Kan şekeri dengesini koruyarak hem iştah mekanizmasını destekler hem de kalp sağlığı için faydalıdır. USDA araştırmacıları tarafından yapılan çalışma Tip 2 diyabetlilerde 6 hafta düzenli kullanım sonrası sadece kan şekeri seviyeleri değil kolesterol ve trigliserid  seviyeleri de düşmüştür. Metilhidroksikalkon polimerleri hücrelerin şekeri metabolize edebilme yeteneğini 20 kata kadar artırabilmektedir.

Nasıl yenmeliler: Çay, kahve, tatlılar ve bazı sebze yemeklerine serpebileceğiniz tarçın özellikle süt, mısır gevrekleri ve sütlü tatlılarla harika uyumdadır. Sabah saatlerinde metabolizma uyku modundan, günün temposuna ayak uydurmak üzere hızlanma eğilimindedir. Bu anlamda güne daha zinde, enerjik başlamak için aç karna çubuk tarçın eşliğinde demlenmiş enerji verici bir çay içmeli, düzgün besinsel örüntüye sahip bir kahvaltı yapmalı, esneme hareketleri ile canlanmalıyız. Oksijenli ortamda yapılacak kısa süreli, orta tempolu bir yürüyüş ardından ılık bir duş hayatınıza hem keyif hemde hareket katar.

 

6. Semizotu

University of Texas at San Antonio araştırmacılarına göre semizotu omega 3 yağ asitlerinden en zengin sebzedir. Diğer sebze ve meyvelere kıyasla, semizou kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatan melatoninden 10-20 kat daha zengindir. 

Nasıl yenmeliler: Tek başına ya da diğer yeşilliklerle beraber salatası yapılabilen semizotunun çiğ olduğu kadar yemeği de çok lezzetlidir.

7. Nar suyu

Israilli araştırmacılar 1 yıl boyunca 2 ounce nar suyu içenlerin sistolik kan basınçlarının%21 azaldığını gözlemlemiştir. Kalbe giden kan akışının belirgin oranda azaldığı da belirlenmiştir. Günde içilen 4 ounce nar suyunun günlük C vitamini gereksinimin yarısını karşılayabilmektedir.

Nasıl yenmeliler : Meyve suyu içilebileceği gibi salatalara, yoğurda, mısır gevreklerine de eklenebilir.

8. Goji meyvesi

Üzüme benzer görünümü, vişne ve kızılcık arasında kalan lezzetiyle bilinen Goji Tibette 1700 yıldan uzun süredir alternatif tıp alanında kullanılmaktadır. Böğürtlengiller familyasında en zengin antioksidan seviyelerine sahip gojinin insülin resistansını azaltabileceği bilinmektedir.

Nasıl yenmeliler: Meyvesi yenebilen, yoğurda, mısır gevreklerine katılabilen goji kurutulmuş olarak da tüketilebilir.

9. Kuru erik

Neoklorojenik ve klorojenik asitlerden zengin olan kuru erik hücrelere ciddi yapısal zararlar verebilen serbest radikallerin bozulmasına yardımcı olabilmektedir.

Nasıl yenmeliler:  Ağırlıklı olarak kurutulmuş meyve şeklinde tüketilebilen kuru erik kırmızı etin yanına sos olarak verilebilir, çorbası ve kompostosu da yapılabilmektedir.

10. Kabak çekirdeği

Magnezyum ihtiyacını karşılamaya yardımcı en iyi besinlerdendir. Fransız araştırmacılara göre kanlarında maksimumda magnezyum olan bireylerin olmayanlara göre erken ölüm riskleri %40 daha azdır.

Nasıl yenmeliler: Yağlı tohum olarak ara öğünlerde veya salataların üzerinde tavuklara sos olarak da kullanılabilir.