Biyolojik saatinizi yavaşlatın

Yaşlanmanın önüne geçmek için bir servet ödemeniz, saatlerce spor salonunda vakit geçirmeniz, sağlıklı beslenmek için mutfağınızı labaratuvara çevirmeniz gerekmez bazı küçük değişiklikler yeterlidir.

Kansere savaş açın.

Bunun için sebze ve meyvelerin kabuklarını da yiyin, akar su altında iyice yıkadıktan sonra kullanacağınız meyve ve sebzeleri soymadan kullanın. Laboratuvar çalışmaları göstermiştir ki elmanın büyük besleyici, kansere karşı koruyucu özelliği kabuğundaki özlerden gelmektedir. Özellikle göğüs, karaciğer, kolon kanser hücrelerinin gelişimini durdurmaya destek verir. Pestisitlere maruz kalmamak için de organic tercih etmelisiniz.

Doğru suplemanları kullanın.

Creighton Universitesi tarafından 4 yılı aşkın süredir yürütülen bir çalışma sonuçlarına göre yeterli D vitamini, kalsiyum alımı kanser riskini azaltmaktadır. Denekler arasında bi ikili karışımı kullananların risklerinin %77 azaldığı görülmüştür, burada D vitamininin bağışıklık sistemini koruyucu etkisinin önemi dikkat çekmektedir.

Yavaş yaşlanın.

Biraz lavanta ve biberiye koklayın. Lavanta gündüz enerjinizi yükseltirken, gece rahat uyumanıza da yardımcıdır. Çalışmaya göre katılımcılar günde 5 kez lavanta veya biberiye koklamışlar ve stres faktörleri %24 azalmıştır bu sayede kan basıncı dengelenmiş, immun sistem korunmuştur. Öte yandan az sıklıkta lavanta veya biberiye koklayanların ise serbest radikallare daha az maruz kaldığı ve yaşlanmayı yavaşlattıkları gözlenmiştir.

Kolesterolü azaltın.

Salatanıza biraz antep fıstığı serpin, balık tüketin, posa alımınızı artırın bol sebze meyve tüketin. Yapılan bir çalışma günde 1 küçük avuç dolusu antep fıstığı yemenin total kolesterolü %6,7, LDL kolesterolü ise %11,6 azalttığını göstermiştir. Kolesterol seviyelerindeki %7’lik düşüşün kalp hastalığı riskini %14 azalttığı düşünülecek olursa yağlı tohumlar önerilen miktarlarda ara öğün veya ana öğünlere eşlik etmelidir diyebiliriz.

Basit şeker kullanmayın.

Şeker damarların en kötü dostu, kanser hücrelerinin sevgilisidir. Ne kadar az o kadar iyi mantığından yola çıkarak mümkünse meyve şekeri ile tatlı ihtiyacınızı bastırın, şekersiz ürünleri dahi hayatınızdan çıkararak tatlı eşiğinizi düşürmeye gayret edin.

Sıcak basmalarını dindirin.

Derin, karından alınan nefesin sıcak basmalarına yarıya indirebileceğini biliyor muydunuz. Ateş basması halinde bir koltuğa atırıp burundan nefes alıp, havayı karna itip ağızdan güçlüce dışarı bırakmak rahatlatacaktır, yine açık havada yürüyüşler de işe yarar.

Göz sağlığınızı koruyun.

Havuç yemeye devam edebilirsiniz ama yumurtanızı, koyu yeşil yapraklı sebzeleri, böğürtlengilleri tüketmeyi de ihmal etmeyin.

Damarlarda iltihap oluşumunun önüne geçin.

Vücutta ateş yapmadan iltihap oluşturan iltihap oluşumlarının önüne geçin bunun için omega 3’den zengin beslenin (bol balık, koyu yeşil yapraklı sebzeler, keten tohumu, yağlı tohumlar, yumurta vb.), tam tahıllar tüketin, sarımsağı ihmal etmeyin.

Kas gücünüzü artırın

Stretching hareketlerine önem vermiyorsanız artık ciddiye alsanız iyi edersiniz. Bacak arka kas gruplarının esneklik kazanması kas kitlesinde artışa neden olarak vücut çalışma hızını da artırabilir. Bunun için haftada 5 kez esnekme hareketleri yapmayı alışkanlık haline getirmelisiniz.

Antioksidanlara ağırlık verin.

Salataya avakado ekleyin, meyve salataları yapın (özellikle böğürtlengiller, kırmızı üzüm, ananas, şeftali, turunçgiller, elma, armut, muz) , kuru meyveleri yağlı tohumlarla eşleştirip minik atıştırmalıklar hazırlayın, mevsiminde taze meyve, sebzeler tüketin özetle ne yapıp edin çok çeşitli beslenin.

Gülmesini, öpmesini, sevmesini bilin. Çevreye pozitif bakın.

Mide barsak floranızı koruyun bunun için probiyotikleri unutmayın, besin hijyenine önem verin.

Duruşunuzu düzelterek baş ağrılarına son verin.

Bir ipin sizi başınızdan tavanda doğru çektiğini düşünerek durum, periyodik olarak kulaklarınızın omuzunuzla dikey çizgide olduğunu kontrol edin, bilgisayarınızı her yarım saatte bir bu iki tavsiyeyi hatırlatacak uyarıcılar gönderecek şekilde ayarlayın.

Hergün 2 bardak yeşil çay için kafanız dinç olsun.

Ortalama 70 yaş üzeri 1000 japon üzerinde yapılan çalışmaya göre günde en az 2 bardak çayın hafızayı güçlendirdiğini göstermektedir.