Hayat boyu sorunum olan kilolardan kurtluldum

Bir çok kez zayıflamak istedim, o kadar çok doktor, diyetisyen gezdim ki bu iş için harcanan emek, zaman ve para ile çok şeyler yapabilirdim. Diyet girişimlerim bitmiyor, ancak çoğu zaman bırakın kilo vermeyi alarak son buluyordum. Ümidim kalmamış, moralim çökmüş diz ağrıları ile gittiğim ortopedi doktorum bir yandan, 200’ün altına inmeyen şekerimi kontrol etmeye çalışan diyabat doktorum bir yandan, yüksek kolesterolümün risk yarattığı söyleyen iç hastalıkları uzmanın bir ağızdan anlaşma yapmış gibi,‘kilo vermemi istiyorlardı’ ama asıl sorun NASIL? Bilseler ki bunu onlardan çok ben istiyorum ama başaramıyorum. Gittiğim bazı diyetisyen ve doktorlar yaşımdan ötürü beni Kabul etmediler bile. Ya da bazı başladıklarım da hep aynıydı, malum 3 yasağı yeme, hareket et, öğün atlama az ye, bol su iç gibi önerileri inanın artık duymak bile istemiyordum, çünkü bunlar beni discipline etmiyordu. 3 hamilelik, 2 doğumum oldu bunlarda hep kilo aldım verdim, çocuklukda da kilolu olmadım ama son zamanlarda 80’li rakamların da üzerine çıkınca hem vücudum hem de psikolojim artık bu ağır yükü taşıyamıyordu. Üzgün, moralsiz adeta depresyona girmiş halde günlük işler için koştururken bir arkadaşımla karşılaştım ve bana bir yakınını zayıflatmış olan diyetisyenden bahsetti. Açık konuşmak gerekirse başta çok dikkate almasam da, içimden bir ses ‘O yaptıysa belki sen de yaparsın, hadi son şans ver kendine’ dedi ve hayatımın dönüm noktası dediğim 18 Mart gününe randevu aldım. İşte masal burda başlıyor.

Kaç kiloydu, kaç kilo verdi? Şimdi kaç kilo?

Susi hanımla 82,5 kiloda tanıştık şu anda 68,5 kilo yani toplamda 14 kilo verdi, işin en çarpıcı kısmı hepsinin (13,5 kilo ki bu 54 paket margarine hacmi eder) yağdan gitmesiydi. Dolayısıyla fiziğe ve sağlığa yansıyan çok çarpıcı bir fark var.

Başladığımızda vücudu o kadar susuz kalmıştı ki su ağırlığını artırdığımız için tartıya yansıyan kilo ile yağ kaybı neredeyse eşitti. Yani yağ verirken su ağırlığı arttığı için sanki az kilo veriyormuş gibi gözüktü. Öte yandan zamanla fiziksel aktivitesini de artırmaya başladık ki işin en hoş kısmı da hiç hareketsiz olan Susi hanımın artık hergün spor yapmaya başlamasıydı böylece kas kitlesi de arttı, yani vücudu artık daha güçlü ve hızlı çalışıyordu.

Bu başarı hikayesini seçmekdeki amacım okurlarımıza umut dağıtmak. Herşeyin kaç kilo verildiği olmadığını önemli olanın gerçek kilo kaybı olan ‘yağ kaybının’ olduğunu göstermek. Kilo vermek için ne yaş, ne çeşitli hastalıklar, ne hareket edememek, ne zamansızlık, ne de imkansızlıklar ve daha fazla sayabileceğim pek çok bahane bertaraf edilebiliri görmelerini istiyorum. Danışanımız kilo vermenin çok zorlandığı br yaşta olması, hareketsizliği, şekeri, geçmişte çok diyet yapmış olmasını, kendisinin kilo vereceğine inanmaması, ümitlerin bitmesi, kötü ruh hali içinde olduğunu da düşünecek olursak işimiz oldukça zor görünüyordu ama başardık, neden sizde kendi başarınızı kutlamayasınız. Önemli olan ilk adım ve ümit kırmamakta.

Ne iş yapıyor?

Kendisi ev hanımı, sosyal bir hayatı var, yurt dışında yaşayan kızını ziyarede gidebiliyor bu nedenle zaman zaman görüşmelerimizin arası uzayabiliyordu.

Çocukluğunda kilo problemi var mıydı?

Çocukluğunda kilosu normalmiş, 7-8 yaşına kadar zayıf denebilecek kilolardaymış, genç kızlık yıllarında 51-52 kilolar da seyretmiş.

Ailede başka kilolu olan var mı?

Ailede çok ciddi kilolur olmamakla birlikte hafif kilo fazlası olanlar vardır.

Beslenme düzeni nasıldı, kiloluyken?

Beslenme şekli düzensizlik üzerine kuruluydu diyebilirim. Kilo vermek için günde 2 kez yemeğe çalışır, ara öğün gibi atıştırmalıklar asla yapmazmış. Kahvaltı bazen yapar bazen sadece kahve ile geciştirir, öğle yemeklerinde genelde 1-2 dilim ekmekle sebze, akşam ise balık ekmek şarap, ya da makarna türü şeyler yermiş. Geceleri atıştırmalık olarak kuruyemiş olabilirmiş. Beslenme konusunda en büyük avantajımız tatlı sevmiyor olmasıydı. Yalnız en büyük problemlerden biri de su içmeyi sevmemesiydi Suzanna hanımın.

Sporla arası nasıldı?

Spor yapmayı sevmiyordu, zira diz ağrılarından ötürü de hareketleri çok engelliydi. Bir miktar kilo verdikten ve bir kaç seans üstelememden sonra beni kırmadı ve evine bir bisiklet aldı, artık hergün ilk iş spor. Hatta kendi deyimiyle ‘eskiden iş güç yapar, zaman kalırsa yürüyüyim derdim ve o zaman hiç gelmezdi ama artık herşeyden önce diyetim ve bisikletim’ Tüm danışanlarıma söylediğim şey Susi hanımda da haklılık payımı yükseltti ‘spor bağımlılık yapar. Mesela bir kere başlamakda sonra o iyi hissetme haline, deşarja o kadar alışacaksınız ki isteseniz de bırakamayacaksınız’ İnanın Susi hanımın misafiri bile olsa izin isteyip sporunu yaptıktan sonra siz neden yapamayasınız. Öte yandan en güzel müjde artık diz ağrıları da kalmadı.

Zayıflamaya ve yardım almaya nasıl karar verdi?

Hem sağlığı artık fazla kiloları kaldıramıyordu hem de psikolojik olarak alışamadığı kadar fazla kiloya çıktığı için mutsuzdu. İşte bu moral bozukluğu en büyük tetikçisi oldu. Çevresinde eşi dahil herkes ona bu konuda başlarda destek olamamıştı ‘bu yaştan sonra boşver’ der gibi halleri vardı. Ancak o ilk adım ve birkaç hafta içinde görülen değişim motivasyonunu artırdı. Özellikle eşi de farkı gördükçe kendisinin en büyük destekçisi oldu, her seansa beraber geliyorlardı neredeyse Bu durumdan ben de çok memnundum çünkü beyefendi aynı zamanda diyet ajanım olmuştu, su içmiyorsa ya da öğün atlıyorsa tatlı tatlı beni uyarıyor beraber Susi hanımı sıkıştırıyorduk

Nasıl bir diyet programı oluşturdunuz?

Amacım kilo vermesinden çok doğru beslenmeyi öğrenmesi, diyetinden keyif alabilmesi, iyi hissedip zayıfladığını da görerek motive olmasını sağlamaktı. İsteğim bir daha fazla kiloları sorun olarak görmemesini sağlamaktı. Bunun için beslenmesinde gözlemlediğin en büyük hataları öncelik sırasına göre sıralayıp, ilerlemekti hedefim zaten kilo kaybı bununla birlikte gelecekti. Öncelikle diyabetini göz önünde bulundurarak ara öğün yeme alışkanlığı üzerine çalıştık bunun tam olarak oturdu denmesi yaklaşık 1 ayımızı aldı, akabinde sevdiği yemekleri de yiyebileceğini yasak olmadığını bunun için bazı kaçamaklara izin çıktığını müjdeledim önemli olan kontrollü olmaktaydı. Bununla paralel olarak su tüketimine odaklandık zaten hep çalışıyorduk ama artık su içeriği yüksek diyetlere yöneldik ve iyi noktalara geldik. En son da spor konusunda çalıştık ve çok başarılı olduk.

Diyet sürecinde yaşadıklarından söz eder misiniz biraz?

Öncelikle hiç zorluk çekmedim çünkü yasaklar yoktu, kaçamaklara izin vardı, bazen şarap bile içebiliyor yurt dışına ya da seyahatlere gittiğimde serbestliklerim oluyordu. Yani ne istediysem yedim öte yandan beni en çok rahatlatan Berrin hanımın bana yemek tarifleri de vermesiydi, illa ki sebzeyi haşla tatsız tuzsuz ye değil bana lezzet katacak öneriler, yemek tarifleri de veriyordu.

En büyük keyif, diyete devamlılığımı sağlayan en büyük motivasyon çevremdekilerin bendeki değişime şaşkınlığı oldu. Düşünün onca hafta sadece 2 kez kilo aldım o da en fazla 200 gram oldu sonra ki hafta da hemen verdim zaten.

Diyet yaparken zorluklar yaşadı mı kaçamakları oldu mu?

Tabii ki zorluklar yaşandı ama önemli olan artılar mı eksiler mi daha ağır basıyor. Bazen kaçırdıklarım oldu bunları açık açık anlattım ve sorunları çözdük ya da daha çok spor yaparak dengelemeyi öğrendim.

Bir süre sonra insan verdikleri kilolarla o kadar mutlu oluyor ki zaten kaçamak yapmaya kıyamıyorsunuz. Ama zaten çok da yemek yemek istersem tadına baktım.

Kiloluyken duyguları nasıldı. Hayata nasıl bakıyordu?

Kesinlikle çok karamsardım, ne alışveriş yapmak istiyor ne sosyal ortamlara gitmekten keyif alıyordum. Sürekli yapılmamış bir iş gibi içimi kemiriyordu. Diyet yap bozulsun bir daha dene insanda suçluluk hissi ve başaramama korkusu yaratıyor malesef ama artık kendime güvenim çok yüksek bu konuda fazla kilolar benden korksun. Çok mutluyum çok.

Şimdi nasıl hissediyor kendini?

Çok iyi hissediyorum, zindeyim, şekerim dengeli gittiği için uyku hallerim yok, sinirlerim sakin, diz ağrılarım yok şükürler olsun kendimi çok genç hissediyorum.

Şimdi nasıl besleniyor?

Şu an hala diyette olduğum için listelerime bağlı besleniyorum, belki pek çok kişiden daha çeşitli ve bol yiyorum. Hele eski benle karşılaştırırsak çok daha doğru ve fazla yiyorum.

Sporla arası nasıl?

Spor vazgeçilmezim oldu, sporsuz güne başlamayan insanlara şaşırırdım ben de onlardan biri oldum.

Diyetisyeninin yorumu:

Ben böyle irade, disiplin, uyum ve teşvik görmedim diyebilirim. Temel beslenme hatalarını değiştirmek, alışkanlığında olmayan ama fayda getirecek besinleri tüketmek konusunda son derece çaba sarf etti. Tek sıkıntımız su tüketimi hala mükemmele ulaşdık diyemem ama en azından içmesi gerektiğini biliyor, su içmediğinde vücudunun vereceği tepkilere çok hakim. Öte yandan Susi hanım o kadar neşeli keyifli biri ki her seansımızda hem o hem ben motive oluyoruz, mutluluğunu paylaşmayı çok iyi bilen biri bu ikimizi de daha iyisini yapmak için kamçıladı adeta. Onu çok seviyorum.